Luna Star, o devasa yarak karşısında titrerken gözlerini kısıp derin bir nefes aldı. Devasa göğüsleri hafifçe sallanıyor, incecik beli ise sert dayamanın ritmine ayak uyduruyordu. Mazee The Goat, elini Luna’nın altına kaydırıp o minicik amcığını avuçlarının içine aldı; soğuk terler vücudunu kaplarken amcığın her köşesini sıktı, çekti, inlettirdi. Luna’nın nefesi kesiliyor, boğazından boğaza gelen inlemeler odanın içinde yankılanıyordu.
Mazee, yumruğunu sıkıp o kalın yarakla Luna’nın dudaklarını zorladı. Kadının ağzı genişçe açıldı, yarak derinlere indi; dilinin hareketleriyle ve boğazına yaptığı baskıyla onu yavaşça sömürdü. Luna’nın gözleri dolarken yaramazca başını hafifçe oynattı, sakso yapmanın zevkini tam anlamıyla çıkarmaya başladı. Sakso kalitesinden daha çok arkasındaki sertliği hissetmek istiyordu ve Mazee bunu biliyordu.
Boğazından aşağı süzülen tükürükle ıslanan amcıkta elleri hızlandı. Göğüslerine dokunup onları kavradı; parmakları uçlarında gezindi. O dev göğüslerin arasına kafasını iyice soktu ve hırçınca emmeye devam etti. İkisinin de nefesi artık kesikti ama ateşli bakışlar ve aralıksız iniltiler sanki daha yeni başlamış gibiydi.
Mazee sonunda dayanamadı, Luna’yı masaya yatırdı ve orada bütün gücüyle dayamaya koyuldu. İncecik beline sıkıca sarıldı, sert yarak alttan girip çıkmaya başladı. Her itişte amcıkta acayip bir yanma hissediliyordu ama Luna buna alışmıştı bile; aksine azgınca bağırarak boynunu geriye attı. Göğüsleri yukarı aşağı zıplıyor, yüzüne akan ter damlaları parıldıyordu.
Hız arttıkça hareketler daha da vahşileşti; Mazee her seferinde daha derine kökledi ve Luna’nın içi acıyla karışık bir hazla doldu taştı. Kadın artık tamamen teslim olmuştu; bedeninin her kıvrımı ölü gibi hareketsizleşmiş ama sesi deli gibi yükseliyordu. En sonunda Mazee amcağına son defa bastırdı, sertçe boşalırken spermi bütün bacağa, göbeğe ve hatta yüzüne yayıldı.
Luna bu sıcak sıvıyı yalayarak emdi ama aklı yine de asıl şoktaydı: Bu gece nasıl bu kadar sert köklendiğini unutamayacaktı!

